Mürekkebin keskin kokusu burnuma dolarken yine aynı satıra dördüncü kez dönüyorum. Kafamdaki dizeler kağıda inmeden buharlaşıyor, sanki Horasan'dan beri taşıdığım kelimeler artık bana küsmüş gibi. İki sayfa doldurup hepsini çizdim, elimdeki kamış kalemi kırdım yarıya.