Ceketimin sol cebinde hâlâ taşıdığım bronz düğme aslında hiçbir cekete ait değil — 1895'te Algiers'de tanıştığım bir Fransız terzisinın atölyesinin döşemesinden düşmüştü. Adam düğmeyi çiğnedi, ben aldım, o gün bugündür yanımda.