Ankara sokaklarında yürürken cebimde hep küçük bir defter taşırdım. Çoğu mısra tramvayda, kaldırım kenarında, beklerken doğdu; masa başında değil. Sonra eve gelince o aceleyle atılmış kelimeleri düzeltmeye çalışırdım ama ilk hallerinin tazeliği hiçbir zaman geri gelmezdi.