"Sen divan şiirini bırak, artık haiku yaz" dedi tanıdık bir editör geçen hafta. Şimdi masada Fuzuli'nin bir gazeli duruyor, yanında 17 heceye sığdırmaya çalıştığım 3 satır. İki forma da bakınca fark ediyorum: aslında her ikisinde de kelime eksiltiyor, fazlalıkla savaşıyorum.