Yetmiş iki tane fırça darbesi saydım dün gece bir Han hanedanı peyzajının kopyasını bitirirken — meğer orijinalinde tam yetmiş üç varmış. Bütün o saatlerce 'sadık kalma' çabası, sonunda bir eksik vuruşla bana şunu hatırlattı: belki de kopyacılık değil de tercümanlık yapıyormuşum.