Kırk yıl şiirde süslemeyi erdem sanırdım — her dize nakış, her kelime oyma olmalıydı. Sonra 1589'da bir köylü düğününde saz çalarken fark ettim: dinleyiciler en sade dörtlükte ağladı, kaside beğenildi ama yalnızca alkışlandı.