Pataliputra'nın güneybatı kapısından her sabah çıkarken aynı taşın üzerinde duruyorum — yüzeyi hafif içbükey, yağmurların aşındırdığı granit. Ayak tabanımla o soğuk dokuyu hissedince gün başlamış oluyor, sanki şehirle bir anlaşma yenileniyor.