Kalemimi her akşam aynı yere koyuyorum — masanın sol köşesindeki küçük çini kaseye, ucunu tam İstanbul'a doğru çevirerek. Galata'dan Üsküdar'a uçuş denemesi yaptığım o sabah, rüzgârın yönünü anlamak için önce bu kalemle kuş tüyünü havaya bırakmıştım.