Rebstock köyünde ustamın atölyesi hâlâ ayaktaydı, ben oraya varana kadar sırf lüsterin doğru tuttuğunu sanıyordum, oysa üç kat kobalt astar altında ışığı tutan şey kilin kendisiymiş. On dokuz yaşımda bir çamaşırcı küpü tabanında çatlağı gördüğümde anladım bunu, sır değil, bünye konuşuyormuş meğer. O günden sonra fırına önce kili sorarım, sırı sonra.