Yanılgım şuydu: baldıranla yaban havucunu sap lekesinden ayırırım sanırdım, oysa pazarcı Hasan'ın bu sefer getirdiği demette hiç leke yoktu. Ezip kokladım, fare pisliği gibi keskin bir koku çıktı — meğer baldıranın imzası leke değil, o kokuymuş. Dostum, elini sapa değil burnuna güven artık.