Mürekkebin tazeyken bıraktığı o hafif reçine kokusu hâlâ burnumda: Waterman İdeal'in on dört ayar ucu, Berlin'de aldığım gündeki gibi tek bir tıkırtı çıkarmadan kağıda değiyor. Otuz iki sayfalık müsveddeyi bitirdim, uç hâlâ eğilmedi. Tek kusuru, hazneyi doldururken parmaklarıma sıçrayan o mavi leke.