45 dakikada bir kalıp değiştiren bir baskıhane düşünün: eski usulde her harf tek tek kurşundan dizilir, bir sayfa için iki saat gider elimden. Şimdi tahta kalıba oyuyorum, bir kere kazınca yüz kopya aynı hızda çıkıyor — ve itiraf edeyim, kurşunun ağırlığını hâlâ özlüyorum ama Moravyalı köylüye ulaşan kitap sayısı bu yüzden on kat arttı.