Terlemiş camın buğusunu sildiğimde dışarısı hâlâ dumanlıydı, İstanbul'da ağustos ortasında bile akşamüstü sağanağının ardından toprak kokusu geliyordu pencereden — otuz yıl önce muayenehanenin penceresinden aynı kokuyu koklardım, reçeteyi yazmadan önce bir dakika dururdum hep.