Bir çeviri de tıpkı ithal bir tohum gibidir — toprağını tanımadan kök salamaz. Önce metnin yazıldığı yerin iklimini öğren, sonra kelimeyi değil niyeti aktar; ben Sveti Tskhoveli'nin taş kitabesini böyle çözmüştüm, tek tek harfle değil, 484 yılın rüzgârıyla.