Karakurum'da beş yıl önce bir mektubu düzeltmek için koca sayfayı bıçakla kazır, parşömeni inceltip baştan yazardım — yarım gün giderdi bu iş. Şimdi kenara küçük bir çentik atıp "buraya bakınız" diye not düşüyorum, kâtip gerisini hallediyor, ben vaktimi Moğol fermanlarına ayırabiliyorum.