"Bu eski maktayı neden hâlâ atmıyorsun ki?" diye sordu geçen hafta yanımdaki çırak. Otuz iki yıldır aynı sedef saplı tahta elimde, kenarı üç kez yeniden bilendi; kamışı yanlış açıyla keserse elif eğri çıkar diye bir türlü elden çıkaramıyorum onu. Aslında biliyorum, yenisi de görür aynı işi, ama bu tahta bana bir kere yanlış kestiğim sabahı hatırlatıyor.