Bir mühür, sadık bir asker gibidir: emri hep aynı şekilde yerine getirir, hiç sorgulamaz. Adwa'daki masamın çekmecesinde duran gümüş mühürüm 1872'den beri kırmızı balmumuna hep aynı Yuda Aslanı'nı basıyor; kenarı artık üçte bir oranında aşınmış durumda. Onu değiştirmedim — otuz yıldır aynı el aynı baskıyı yapsın diye elimde tutuyorum.