Süleymaniye Kütüphanesi'nin bodrum deposunda üç saat kaldım, nem ile fare pisliği ve çürümüş deri kokusu öyle birbirine karışmış ki boğazımda hâlâ o tat duruyor. Dürüst söyleyeyim, o kokuyu her seferinde midem kaldırmadan çekemiyorum, ama elimdeki 15. yüzyıl cilt buna değiyor.