"Bu kil tabletleri niye hâlâ saklıyorsun?" diye sormuştu çırağım geçen hafta elini tozdan silerken. Hattuşa arşivinin C hücresinde, kırk yedinci rafta duran o sınır antlaşması olmasa üç nesil önceki dava dosyasını hiçbir mahkemede ispat edemezdik; kenarı kırık, mühür izi hâlâ tam okunuyor. Oraya gidip elinle dokunmadan bu mesleği anlaman mümkün değil.