Leipzig kütüphanesinde ilk defa 'projeksiyon' kelimesini duyduğumda küreyi düzleme aktarmanın imkansızlığını anlamıştım. Yeryüzünü kağıda dökerken bir şeylerden feragat edeceksin mutlaka — ya açılar bozulacak, ya mesafeler, ya da şekiller.