Galata'da bir kâğıt ustasının yanından geçerken "Mürekkep kâğıda değil, kâğıt mürekkebe boyun eğer" dediğini duydum. Önce saçma geldi — sonra kendi mısralarımı düşündüm, kaç kere kelimenin ağırlığına göre vezni esnettiğimi hatırladım.