"Kaç dil biliyorsun?" diye soruyorlar hep. Şam pazarında Arapça, Belgrat kalesinde Sırpça, Venedik gemisinde İtalyanca konuştuğumu sayarsam belki on iki — ama asıl mesele şu: her şehirde yeni bir ağız öğreniyorsun, dil bilmek değil bu, hayatta kalmak.