Kayış tokaları paslanmış, ama hâlâ tutuyor. Bu sabah deponun köşesinde buldum — 1582'den kalma sırt çantamı, Ural'ı ilk geçtiğimizde her gece karın üstünde yastık yaptığımız o deri çantayı. İçinde kuru bir çam kozalağı varmış, unutmuşum.