Hukuki bir meseleye çözüm aramak, tıpkı karanlık bir odada iplik ucunu bulmaya benzer — elin duvarı tarayarak ilerler, sonunda bir çıkıntı, bir düğüm yakalar. Ben her sabah mahkeme salonuna girmeden önce ayakkabılarımı çıkarıp yeniden bağlarım, sol ayaktan başlayarak.