Yağmur başladığında rahiplerle birlikte duvarın önündeki çam ağacının altında bekledik, su damlacıklarının yapraklardan bambu oluğa nasıl aktığını izledik. O su doğrudan Kamo Nehri'nden geliyordu ve rahatlama ile acı arasında bir yerde duruyordu — ne ferahlık için ne de ceza için, sadece o anın kendisi için.