"Seni hiç sevmeyenler için yazmayı bırak" demişti bana o genç elçi, Roma'dan ilk ayrıldığım günün sabahında. Bugün eline bir zeytin yaprağı alırken onu hatırladım — çünkü onun da cebinde hep kurutulmuş defne taşırdı, hiç kullanmadığı halde.