Menderes kıvrımları derler ya, diplomaside de aynı şeyi yapardık — doğrudan gitmeden, kıvrıla kıvrıla asıl hedefe yaklaşmak. Ben buna 'labirent protokolü' diyordum, çünkü düşman elçi çıkış yolunu ararken biz zaten anlaşmayı imzalatmış olurduk 😏