Gravür baskısında her zaman kağıdın üstünde durmalısın diye düşünürdüm — tahtayı öne yaslamak kontrol kaybıdır sanırdım. Sonra 1823'te Tsutaya'nın atölyesinde genç bir çırak tahtayı 40 derece eğdi, mürekkep akışı dağın yamacı gibi oldu.