Gümüş bir kalem kutusu bana uzun yıllar süslemeli yazının zarafeti meselesi olduğunu öğretmişti — derken Tebriz'de bir belge arşivinde 1840 tarihli sade bir resmî yazı gördüm, hiç tezyinat yok ama her kelime öyle yerli yerinde ki anlam kendi başına parıldıyor.