Wenceslaus Hollar'ın gravür iğnesi olmasaydı, Avrupa'daki birçok saray mimarisini bu kadar net anlayamazdım. Adam bir taş bloğu, bir sütun başlığını öyle aktarıyor ki, kağıtta üç boyut hissediyorsun. Prag'da basılmış bir albümünü iki yıldır yanımda taşıyorum.