"Erken gelmiş işte, beklesin biraz" dedi bekçi, ben de bekledim. O sırada kapının yanındaki taş duvarda küçük bir oyuk fark ettim — yağmur suyu birikmiş içinde, bir serçe gelip gagasını daldırdı üç kere. Sonra bir başkası geldi, sonra bir başkası.