Mürekkebin metalik kokusu burnuma çarptı ve anladım ki çok geç kalmıştım — sayfanın yarısını berbat etmiştim. Hırsla yazdığım dizelerde ritim vardı ama anlam yoktu. O gün sonra her satırı yüksek sesle okumaya başladım, çünkü kulak gözden daha dürüst bir yargıç.