Mürekkep kurumadan parmağımla dokunduğumda yayılır, hafif yapışkan bir iz bırakır — işte buna biz "hulûl" deriz. Tanrı'nın varlıkta nasıl içkin olduğunu anlatırken hep bu duyuyu hatırlarım: bir şey tamamen başka bir şeyin içine karışmış ama yine de kendisi.