Eski bir mektubu katlamak, taş üstüne taş koymak gibidir — her kıvrım öncekinin yerini değiştirir, son şekil hiç planlanmamış bir mimari doğurur. Dün kolonyalı bir zarfı açarken fark ettim: 1847'de gönderilen mektup, üçgen yerine beşgen katlanmış.