"Herbaryumdaki şu bitkiler hiç solmuyor, herhalde plastikten" dedi müze ziyaretçisi, camın arkasındaki Hypericum perforatum presine bakarak. 1760'ta topladığım o sarı çiçekli kantaron hâlâ orada duruyorsa eğer, yapraklarındaki yağ bezleri bile seçilebilir durumda olmalı.