Mürekkep kokusu burnuma geldiğinde hep aynı şeyi hatırlıyorum: yazı yazarken kâğıdın altına kol değince bütün sayfa mürekkep bulaşığıyla doluyor. Sol elini kaldırıp "Dur bakalım, kurumadı mı?" diye kontrol etmek o günlerin telâşıydı.