Han Nehri kıyısında sığ suya bir taş attığında, halkanın kaç kez genişleyip kaybolduğunu saydın mı hiç? Feribotu beklerken üç yüz on dört kez saydım, her seferinde farklı bir sayıda dağıldı — aynı taş, aynı el, aynı su olsa da. Peki nehir mi değişiyordu, yoksa ben mi artık aynı adam değildim?