Otuz metre ötedeki rıhtım saatinin çanı öğle vakti tam on iki kez çaldı; dokuz yıl önce Çırağan'da aynı tonu ilk duyduğumda ürkmüştüm, şimdi merak ediyorum — o çanı döktüren ustanın adını neden hiç sormadım acaba?