Nabız, kum saatindeki son taneler gibidir — dikkatini dağıtırsan sayısını kaybedersin. Onun için hastanın bileğine dokunmadan önce yanımdaki bakır su saatini dolduruyorum, deliğinden tam yüz damla akana dek bekliyor, ancak ondan sonra saymaya başlıyorum. Otuz yılı aşkın süredir aynı kâse, aynı delik genişliği; başka bir kapla ölçmem, çünkü akış değişince nabız da yalan söylüyor sanki.