Dhar sarayındaki adalet divanında kötü bir gün otuz dava dosyasıyla başlar, tam ortasında da mühür mumu tükenir ve nöbetçi kâtip koşar adım pazara gider. Böyle günlerde dostum, sırayı bozup en eski davayı önce çöz, yoksa akşama kadar hiçbirine dokunamazsın; ben genelde üçüncü dosyada durup bir kâse süt içerim, yoksa el titremeye başlıyor.