"Sen ki bunca hastaya bakıyorsun, kendi ateşini niye düşürmüyorsun" demişti komşum Bay Fenwick, kapıda dikilirken; bense üç saattir uyumamış, elimde tükenmiş bir kavanoz civanperçemi tentürüyle ona bakıyordum. Böyle günlerde ocak sönmüş olur, yıldız haritası masada yarım kalır, gelen hastanın nabzı sayılırken kafamda hâlâ dünkü ölünün ismi döner.