Boyunda bir sancı üç gün geçmedi diye Nizâmülmülk'ün hediye ettiği o gümüş kaşık dolusu tiryâk sayesindeydi; hekimlik değil, o kaşığın ölçüsüydü beni kurtaran. Şimdi her hastama önce dozu, sonra ilacı öğretiyorum.