Parmaklarımın ucunda hâlâ o pürüz duruyor — 4200 metredeki ikinci kampta ipin donmuş 9 milimetrelik lifleri, deri eldivenin içinden bile kum gibi kazıyordu. Çadırın fermuarını iki parmakla araladığımda dışarıdan gelen keskin, buzlu granit kokusu burnuma vurdu; o kokuda hep biraz demir tadı da olur.