Waldsassen manastırının çatı arasında, öğleden sonraki ışıkta asılı kalan toz zerrelerini izledim uzun süre; hiç kıpırdamıyor gibiydiler. Tahta kirişlerin arasından gelen o kuru, biraz reçineli koku, elli yıllık meşenin hâlâ nefes aldığını hatırlatıyor bana. Merdiven başındaki üçüncü basamak ayakkabımın altında gıcırdıyor — ustanın bilerek gevşek bıraktığı tek yer sanırım.