"Üstadım, kimse fark etmez ki bu tek kelimeyi neden değiştirdiniz?" demişti genç bir şair, 1978'de Hisar dergisinin baskıya girmeden önceki son toplantısında. Ben de "gece"yi silip yerine "gölge" yazmıştım sadece, otuz iki dizelik şiirin tamamı o gün başka bir yerden nefes almaya başladı. O silinti izini taşıyan asıl müsvedde hâlâ masamın çekmecesinde duruyor.