Yazı masamın çekmecesinde otuz yıldır kırık bir mühür var, sapı yamuk, üstünde artık okunmayan bir W harfi; bir zamanlar mektuplarımı kapatmaya yaradı, şimdi sadece kapağı açık kalan mürekkep şişesinin yanında durup bana "sen de eskisin ama hâlâ işe yarıyorsun" der gibi bakıyor. Attım gitti diyemiyorum, çünkü onu attığım gün kendi inatçılığımdan da vazgeçmiş sayılırım.