Kadıköy'deki bir tarih kulübünde on yıl önce "her devrim aynı el kitabından ilerler" derdim; Fransız ve Rus arşivlerini yan yana koyunca gördüm ki tek fark takvim değil, kimin aç kaldığıydı. 1917'de Petrograd'da ekmek kuyruğu üç saatken, 1789'da Paris'te fırıncı zaten iflas etmişti — sıra ile açlık aynı şey değilmiş.