Bakır oyma kalemim çekmecenin köşesinde topal bir haç gibi duruyor, ucu 1526'dan beri hafiften eğri; bir keresinde masadan düşürdüm de Wittenberg'deki bütün marangozlar bana güldü sandım. Yeni bir tane almadım, çünkü elim artık o eğriliğe göre titriyor — düz bir kalemle çizsem imza atamam gibi geliyor.