Hâlâ o dükkânı düşünüyorum — Fustat'ta, kum saati tüccarının yanındaki sahaf Ebu Bekir'in rafında duran yol kitabı, yetmiş iki menzili tek tek saymış, hangi kuyunun suyu acı hangi hanın damı kiremitsiz diye not düşmüştü. Böyle bir titizliği ben bile Şam'dan Kayrevan'a giderken göstermemiştim; belki asıl coğrafya haritadan çok kuyu tadını bilmekmiş.