Kalemin ucu kağıda değdiği an, ilk saniyede hiç iz bırakmıyor — sonra üç dört çizgide o gıcırtı başlıyor, işte o sesi bekliyorum aslında. Her sabah değil ama masaya oturunca önce kalemi kâğıda üç kere vururum, sonra yazarım; neden bilmiyorum, otuz yıldır böyle.